Bu yıl 5 Haziran Dünya Çevre günü
“Let’s Do It” “Hade Yapalım” çöp temizlik kampanyası ile kutlandı. Kişisel
olarak temizlik kampanyalarının farkındalık yarattığına inanan birisi değilim. Özellikle
tamamıyla gönüllülük ilkesine göre yapılan bir kampanyada katılımcıların
etraflarına çöp atan kişiler olmadığını düşünmekteyim. Ancak çevreyi seven ve
elinden geldiğince korumaya çalışan bir kişi olarak böyle bir kampanyaya
katılmamak elimde değildi açıkcası.
Sonuçta iyisiyle kötüsüyle” let’s
do it”, yani “hade yapalım” temizlik kampanyasını tamamladık. Estonya’da
başlatılan ve Avrupa’nın birçok ülkesinde yapılan temizlik kampanyasına böylece
bu sene ülkemiz de katılmış oldu. Sayıları binleri bulan gönüllüler, yolları,
plajları ve tarihi eserleri ellerinden geldiğince temizlediler. Bu
organizasyona katkı koyan sivil toplum ve kamu kurum ve kuruluşlardaki tüm arkadaşlara
gönülden teşekkürler. Bir teşekkür de organizasyon komitesindeki arkadaşlara.
Biliyorum ki sabah akşam demeden saatlerini bu organizasyon için harcadılar.
Organizasyonun sorunsuz olabilmesi için ellerinden geleni yaptılar. Son
teşekkürüm ise temizlik kampanyasına katılan tüm gönüllü kişilere. Sıcak,
rüzgar vb demeden herkes kendi görev bölgesini temizledi. Kampanya ile elde
edilen bir başka başarının ise kamu, özel ve sivil toplumun işbirliği olduğunu
düşünüyorum. Umarım böylesi ortaklaşa gerçekleşen sosyal sorumluluk diğer çevre
konularında da geliştirilebilir.
Kanımca organizasyon genel
anlamıyla iyiydi. Tabii ki her organizasyonda olabilecek bazı küçük aksakılıklar
burada da olmuştur. Ancak bunların çok büyütülecek aksaklıklar olduğunu
düşünmüyorum. Ben Kıbrıs Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği ve Çevre Koruma
Dairesi ile birlikte Çağlayan bölgesinde Çağlayan Parkını ve civarını
temizledim. Grup liderimizin de yönlendirilmesiyle atıkları daha önce de
belirtildiği gibi mümkün olduğunca ayrı toplamaya çalıştık. Önümüzdeki dönemde
de yapılacağı anlaşılan böyle bir kampanyanın daha iyi gerçekleştirilebilmesi
için birkaç öneri yapmak isterim.
İlk olarak ayrıştırma konusunda
bazı sıkıntılar yaşandığını gözlemledim. Ayrı toplamada yaşanan bu sıkıntıların
bir yöntem belirlenerek ve bu yöntemle grup liderlerinin eğitilmesi ile sorunun
çözülebileceği inancındayım. Burada yaşanan bir diğer sıkıntı ise ayrı toplanan
çöplerin tek araç ile toplanıp Güngör düzenli depolama alanına gönderilmesidir.
Bu atıkların bu alana karışık olarak gitmesi ayrıştırmanın istenildiği gibi
gerçeklemesini engellemektedir. Bir başka yaşanan sıkıntı ise çöplerin, hızlı
ve seri toplanamamış olmasıdır. Ayrıştırılan çöpleri ayrı toplayacak sistemi
kurarak toplanması ve izinli geri dönüşüm şirketlerine taşınması, kampanyanın
amacına daha iyi ulaşmasını sağlayacaktır diye düşünüyorum.
Organizasyondan sorumlu komitenin
sonuçlarına göre kampanyaya katılan 10,443 kişi, toplam 16,624 torba çöp
toplamıştır. Sonuç açıklamasına göre böylesi bir etkinlikle farkındalık
sağlandığı, ve toplumun tümüne “Artık Kirletmeyiniz”, “Artık Kirleteni
Cezalandırınız”, “Ülkemizin Temiz Olmasını İstiyoruz”, “Çevre Siyaset Dışıdır”,
“Artık Kirleteni Uyaracağız” mesajları verilmiştir.
Peki bu temizlik kampanyası ile
yapacaklarımız bitti mi? Tabii ki hayır. Aslında bence bu belki de sadece bir
başlangıç olabilir. Ben de çok iyi biliyorum ki daha önce çevre ile ilgili
yapılan eylemlerde böyle kalabalık katılımcı kitleyi biraraya toplamak çok da
mümkün olmuyordu. Bunu ne kadar başarabiliriz bilemem ama şimdi bu adımı
atmışken ve böyle kalabalık bir kitleye ulaşmışken bunu diğer çevre
sorunlarıyla ilgili konulara yayabilmek çok önemli. Çünkü çevremizde gördüğümüz
çöpler aslında buzdağının sadece en kolay görülebilen yüzü. Bugün birçok
yerleşim yerimizde vahşi çöp depolama alanları çevre sorunlarına neden olmakta.
Benzer bir durum evsel nitelikli vidanjör atıksuları için de geçerli. Halen
daha biri devlete ait, biri ise özel sektöre ait elektrik santrallerimizin
filtreleri yok.
İşte burada birleşen bu enerjiyi,
yaşadığımız sorunları çözmede kullanabilmenin önemli olduğunu düşünüyorum. Bu nedenle temizlik
kampanyası olarak başlatılan olayın çevre seferberliğine dönüştürülmesi ve yukarıda
bahsettiğim daha ciddi sorunlara kalıcı ve doğru çözümler bulunması çok
önemlidir.
Çevre tek güne sığmaz.
Comments
Post a Comment