Skip to main content

Yeni Yıl ve Avrupa Birliği Çevre Öncelikleri

Geçtiğimiz yılı acısıyla tatlısıyla bitirdik. Özellikle çevre açısından birçok sorunun yaşandığı ülkemizde, geçtiğimiz yıl sanırım Aksa Enerji şirketinde yaşanan kaza ve sonrasındaki çevre kirliliği ile Yeşilırmak bölgesinde yaşanan orman yangını iki kötü olay olarak hatırda kalacaktır. Umarım hem bizler hem de çevremiz için önümüzdeki yıl, geçtiğimiz yıldan daha iyi geçer. Bu yazımda önümüzdeki dönemde çevre konularında bizlere genel bir fikir vermesi açısından Avrupa Birliğinin önceliklerine değinmek istedim.

Geçtiğimiz yılın son döneminde Avrupa Birliği çevre ile ilgili politikaların ve önceliklerin belirlendiği 2014-2020 yılları arasında geçerli olan yedinci çevre eylem programını onayladı. Avrupa Birliğinin önümüzdeki yedi yıllık çevre ve iklim değişikliği politikalarını belirleyen “Gezegenimizin sınırları dahilinde iyi yaşamak” isimli program daha sağlıklı çevre ve etkili kaynak ekonomisine odaklanmaktadır. Önümüzdeki yedi yılı kapsayan bu program bizlere Avrupa Birliği içerisindeki çevre öncelikleri konusunda ipuçları vermektedir.


Üye devletlerde çevre mevzuatının uygulanmasında yaşanan sıkıntılar, yaşanan çevre sorunlarını önleyememekte. Bu nedenle uzun bir danışma süresi sonunda onaylanan programda önceliklerinden biri mevcut yasal mevzuatın uygulanmasının iyileştirilmesi. Ayrıca eksik olan çevre mevzuatının da hazırlanması ve hayata geçirilmesi bu öncelik içerisinde yer almakta. Birlik bu konuda gerekli adımları atarak üye devletlerde yaşanan çevre sorunlarını asgari düzeye indirmeyi hedeflemektedir.


Program içerisinde, 2020 yılına kadarki dönemde doğanın korunması ve ekolojik dayanıklılığın güçlendirilmesi, sürdürülebilir, verimli kaynak yönetimi, az karbonlu gelişimin artırılması, çevreden kaynaklanan sağlık sorunlarının doğru şekilde belirlenmesi ve insanların daha sağlıklı çevrede yaşaması dahil olmak üzere dokuz öncelik belirlenmiştir.

Avrupa’da yaban hayatı büyük baskı altındadır, ancak türlerin ve habitatların sadece %17’si Habitat Direktifi altındadır. Bu nedenle çevreyle ilgili ajanslar ve organizasyonlar yaban hayatın korunması ile ilgili mevzuatı uygulama konusunda daha etkin çalışmaların gerektiği program içerisinde vurgulanmaktadır.

Çevre ve iklim değişikliğiyle ilgili yatırımların desteklenmesi ve güvence altına alınması bir başka önemli konudur. Bu nedenle iklim değişikliğiyle ilgili 2020 hedefleri ortadır ve Avrupa Birliği 2050 yılına kadar sera gazı emisyonlarını %80-95 oranında azaltmayı hedeflemektedir. Yine iklim değişikliği konusunda önemli bir diğer adım 2030 yılı hedefleri için, iklim ve enerji paketinin 2015 yılına kadar yasal mevzuat haline getirilmesidir.

Çevre politikalarının diğer Avrupa Birliği politikalarına yansıtılması bir başka önemli konudur. Çevre politikalarının Avrupa Birliğinin yürütmekte olduğu tarım, ulaşım vb diğer sektör politikalarına yansıtılması, belirlenen hedeflere ulaşmanın anahtarıdır. Bu nedenle Birlik bu konuda da çalışmalar yapacaktır.
Tüm bunlara ek olarak sürdürülebilir Avrupa Birliği kentleri yaratmak gerekmektedir. 2020 yılında Avrupa nüfusunun %80’inin kentlerde yaşayacağı hesaplanmıştır. Birlik içerisinde yer alan kentlerde, çevre ve iklim değişikliğiyle ilgili konularda bölgesel ve küresel verimliliğin artırılması ve geliştirilmesi gerekmektedir.

Tabii ki onaylanan bu program sonrasında Avrupa Çevre Ajansı da programın bir parçası olarak 2014 yılı içerisinde bazı konularda çalışmalar yapmayı planlamaktadır. Ajans geçtiğimiz gün bu konuda bir basın bildirisi yayınlayarak 2014 önceliklerini duyurmuştur.
Buna göre ekonomik döngünün bir parçası olarak “atıklar” artık önemli bir kaynaktır ve ekonominin önemli bir parçasıdır. Diğer önemli bir konu ise “yeşil ekonomi”dir. Yeşil ekonomiden kastedilen kaynakların daha verimli kullanıldığı, insanoğluna daha refah seviyesinin arttığı ve daha doğal sistemlerin devam ettirildiği ekonomik sistemdir. Çalışmalar bu konulara odaklanarak uzun vadede geçiş dönemi ile uzun vadede daha anlaşılır hale getirilecektir.
Evet yeni yılın bu ilk günlerinde Avrupa Birliği ve Avrupa Çevre Ajansının özellikle doğal hayat, atıklar, iklim değişikliği ve doğal kaynaklarının sürüdürülebilir kullanımı konularının öncelik olarak devam edeceğini göstermektedir. Ülkemizde de sorun olan bu konulardaki yeni gelişmeleri hep beraber takip edeceğiz.
2014 yılının daha iyi bir yıl olması umuduyla....






Comments

Popular posts from this blog

ÇEVRE YÖNETİMİ İÇİN NASIL BİR KURUM

Ülkemizde her geçen gün artan çevre sorunlarına çözüm bulunması adamızın geleceği için çok önemli. Bu çevre sorunlarının çözülebilmesi için yasal mevzuata ek olarak, bu mevzuatı hazırlayacak ve uygulayacak iyi bir kurumsal yapı olması gerekli. Ancak ne yazık ki, tüm kamu sektöründe yaşanan yapısal sorunlar, çevre sektörünün yapılanmasında da görülmekte. Biraz geçmişe bakarsak, ülkemizde ilk Çevre Yasası 1989 yılında çıkmış, Çevre Koruma Dairesi ise, bu yasayı uygulaması amacıyla 1990 yılında kurulmuştur. Daha sonra sırasıyla, eski Çevre Yasalarının yürürlükten kaldırılmaları ile 1997 ve en nihayetinde 2012 yıllarında yeni Çevre Yasası yürürlüğe girmiştir. Tabii yaklaşık 24 yıllık serüvende, yasanın temel uygulayıcısı konumundaki Çevre Bakanlığı ise çok daha uzun bir yolculuk yapmış ve genellikle zayıf bir Bakanlık olarak kalmıştır. Mevcut siyasi yapı nedeniyle “Çevre”, kurulan her hükümette, bazı örnekler verecek olursa, Spor, Gençlik, Turizm, Ekonomi, İçişleri ve Sağlık gibi konul...

Belediyelerimiz

Kış mevsiminde yağan bazı sağanak yağışlar sonrası yine bildik su taşkını görüntüleriyle karşılaştık. Yaşanan su baskınlarına son örnek geçtiğimiz ay Girne bölgesinde yaşanan su taşkınları verilebilir. Konuyla ilgili fotoğraflar sosyal medyada bolca paylaşıldı. Bu görüntüleri sadece Girne bölgesinde değil, farklı zamanlarda diğer belediyelerimizde de görmek mümkün. Genelde yetersiz altyapılar nedeniyle yaşanan su taşkınları, kuraklık yaşayan bir ada için çok acı aslında. Yıl genelinde yaşanan su kıtlığının azalması için yağmura ihtiyaç duyan adamızda, neredeyse her yağmurda yaşanan su taşkınları nedeniyle vatandaşlar olarak bizler yağmur yağmasın diye dua edecek duruma geldik. Bir kentin birçok altyapısını projelendirme ve uygulama yetkisini yasalarla alan belediyelerimiz, ne yazık ki iş uygulamaya gelince bu konuda sıkıntılar yaşamaktadır. Kanımca bunun sebebi sadece yaşadıkları mali sıkıntılar değil, Başkanların önceliklerinin altyapı olmamasıdır. Birçok Belediye Başkanına göre a...

Let’s Do It- “Hade temizleylim” !!!

Bu yıl 5 Haziran Dünya Çevre günü “Let’s Do It” “Hade Yapalım” çöp temizlik kampanyası ile kutlandı. Kişisel olarak temizlik kampanyalarının farkındalık yarattığına inanan birisi değilim. Özellikle tamamıyla gönüllülük ilkesine göre yapılan bir kampanyada katılımcıların etraflarına çöp atan kişiler olmadığını düşünmekteyim. Ancak çevreyi seven ve elinden geldiğince korumaya çalışan bir kişi olarak böyle bir kampanyaya katılmamak elimde değildi açıkcası. Sonuçta iyisiyle kötüsüyle” let’s do it”, yani “hade yapalım” temizlik kampanyasını tamamladık. Estonya’da başlatılan ve Avrupa’nın birçok ülkesinde yapılan temizlik kampanyasına böylece bu sene ülkemiz de katılmış oldu. Sayıları binleri bulan gönüllüler, yolları, plajları ve tarihi eserleri ellerinden geldiğince temizlediler. Bu organizasyona katkı koyan sivil toplum ve kamu kurum ve kuruluşlardaki tüm arkadaşlara gönülden teşekkürler. Bir teşekkür de organizasyon komitesindeki arkadaşlara. Biliyorum ki sabah akşam demeden saatleri...